Türkiye’de enteresan bir eğitim sistemimiz var. Çocuklarımızdan tez yazmalarını istiyoruz fakat tez neden yazılır, nasıl yazılır, ve en önemlisi nasıl yazılmaz öğretmiyoruz. Çayıra salsak da mevla kayırmıyor ve çok değerli saatlerimiz ve günlerimiz beş para etmez işlere harcanıyor. Burada size temel birkaç bilgiyi vereceğim. Bu yazının öncelikle sosyal (sözde) bilimcileri için yazıldığını baştan eklemeliyim, fakat gerçek bilimcilerin de faydalanacağını söyleyebilirim.

Baştan not edelim: Tez dediğimiz makalenin uzunu, YL ve doktora tezleri de makalenin uzunu. Aralarındaki tek fark argümanın ve bu argümanın savunusunun boyutu. Yani burada tez diyor olsam da bunu makale olarak da alabilirsiniz/almalısınız.

Tez Nedir?

Tez dediğimiz şeyin adı dahi aslında ne yapacağımızı anlatıyor: Tez dediğimiz şey bir “tezdir”, bir “thesis”, yani bir argümandır. Argümanın ne olduğunu anlatmaya sanırım gerek yok?

Tezimizde bir argüman sunup bunu savunuruz. Yazdığımız her şey bu argümanımızla alakalıdır ve alakasız hiçbir şeyin tezde yeri yoktur. Bu nokta önemli, ileride döneceğiz.

Tezin Şekli

Daha doğru bir başlık bulamadım fakat hemen anlayacaksınız: Tez dediğimiz şeyin olayı şudur: Sizin, “bence X, Y şeklinde olmalı çünkü Z’den ötürü”. Etnografik çalışmalarda dahi temel mevzu budur. Eğer teziniz bunu söylemiyor veya bu şekilde özetlenemiyorsa elinizde tez değil başka bir şey vardır1.

Teze Nasıl Başlanır?

Türkiye’de yazılan tezlerin onda dokuzunda gördüğüm bir hata var: Bir konu anlatmaya çalışıyorlar. Halbuki tez bir konu anlatmaz. Tez, bir soruyu cevaplar zira hiçbir argüman bir açıklama değildir, bir iddiadır. Bir iddiada bulunmak için ortada bir sorun olmalıdır, bir de sizin bu soruna çözümünüz.

Yani bir tez yazabilmeniz için elinizde bir soru olmalıdır.

Soruya Ulaşma

Türkiye’de anlatılmayan kısım aslında tam olarak bu. Ben kendi tezimden örnek vereyim, siz mevzuyu anlayın.

Aklımda karşılaştırmalı siyaset çalışmak varken yüksek lisansta, nereden esti bilmem, felsefe çalışmaya karar verdim. Konu olarak da kendime gelir adaletsizliğini aldım.

Gelir adaletsizliğinin içinde de miras çalışmaya karar verdim.

Sonra bu geniş konunun içinde dedim ki Rawls adalet teorisi diyor ama miras konusunda bir sözü yok. Ben bu konuya eğileyim.

Sonunda soru olarak şunu sordum: Rawls’un teorisine nasıl bir ekleme veya düzenleme yapmalıyız ki (Rawls’ın aklındaki gelir adaletsizliğini) “adil” (İng. fair) bir şekilde çözebilelim?

Sanırım anladınız. Soruya ulaşmak için ilgilerimize göre bir konu buluyoruz. Sonra bu konuyu daralttıkça daraltıyoruz – ta ki elimizde spesifik bir konu kalana kadar. Misal ben “miras konusunu nasıl halledelim?” diye de sorabilirdim, fakat bu çok geniş bir konu olurdu. Veya “gelir adaletsizliği – miras ilişkisi nedir” diye de sorabilirdim, fakat bu da geniş bir konu olurdu.

Bir tez/makale yazmanız için, tekrar ediyorum tamamiyle teorik konular hariç olmak üzere, konuyu olabildiğince daraltmamız gerekli. Aksi takdirde bir şey söylemeyen bir kelimeler yığını kalır geriye.

Sorudan Sonra / Soruyu Sorarken

Bir konuya ilgimiz var, bir şekilde “gerçek” bir soru da sorabildik (veya bir soru arıyoruz). Bu soruya bir cevabımız olabilir (veya aklımızda bir fikir var) fakat derdimiz bu cevabımızı vermek değil (bu fikri savunmak değil). Bunu unutmayın. Neden? Bakalım.

Kaynak Taraması

Sorumuzu sorduktan sonra (veya sorarken) hemen yazmaya başlamıyoruz. Önce sorumuzla alakalı geçmiş literatüre bir bakıyoruz. Kim ne demiş, bu dediğini nasıl savunmuş, nasıl açık noktalar bırakmış bunlara bir bakıyoruz. Benim örneğime bakalım: Ben, azdan çoktan, gelir adaletsizliği ve miras mevzularına aşinaydım. Rawls’un teorisini de yemiş yutmuştum. Bana kalan Rawls’un cevap vermediği miras konusunda başkaları ne demiş, bunu bulmaktı.

Burada hemen not edeyim: Ben sadece Rawls üzerinden yaptım kaynak taramamı zira başka bir teori üzerinden gitmek istemiyordum. Kafamda bir soru olmasaydı, mirasla alakalı literatüre bakmam gerekirdi. Yani kaynak taramasını dilersek (veya sorumuz varsa) odağımıza göre, dilersek (veya odağımız yoksa) genel manada yapabiliriz.

Kaynak taramamız bitti, sorumuz/sorunumuz netleşti. Sonra ne yapacağız?

Taslak

Sorumuza gittiğimiz yolu, bir özet şekline sokup yazıyoruz. Yani şöyle yalapşap bir örnek vereyim kendi tezim üzerinden:

Gelir adaletsizliği çok kötü bir şey, çünkü ben onu sevmiyorum. Gelir adaletsizliğine sebep olan konulardan biri de miras. Mirası savunan var, mirasa karşı çıkan var. Bence miras hepten karşı çıkılması gereken bir şey değil. Birinci Enternasyonel’de bile mirasa karşı çıkmadılar. Ondan miras dursun ama nasıl dursun? Mirasa karşı çıkmayanlardan Rawls var, bence teorisi de güzel. Ama Rawls mirası nasıl sorun olmaktan çıkaracağımıza cevap vermemiş. Ondan ben Rawls’un teorisindeki miras açığını kapatayım.

İşte bu taslak tezimizin özeti. Aynı zamanda tezimizin akışı. Sorudan sonra elimizde bir taslak olduğu anda ne yapacağımızı ve ne yapmayacağımızı biliyor olacağız. Zaten bu aşamaya düzgün/doğru bir şekilde geldiysek bundan sonrası pek kolay.

Yazım Aşaması

Kimilerinin yaptığı bir hata var: Özeti tezden önce yazmak. Bunu yapmayın. Bir sayfa üzerinden 100 sayfa yazmayacağız, 100 sayfayı bir sayfada özetleyeceğiz. Mantık bu. Bunu unutmayın.

Elimizde sorumuz ve taslağımız var. Bu noktada direkt argümanı sunup savunmayla başlamıyoruz işe. Sırasıyla gidiyoruz. Bir başından bir kıçından yazmıyoruz, başından yazmaya başlıyoruz ve öyle ilerliyoruz.

Her tez temelde üç bölümden oluşur2:

Birinci bölümde genel konudan bahsederiz fakat bunu usturuplu yaparız. Yani ben miras konusuna gireceğim diye gelir adaletsizliğini uzun uzun yazmak zorunda değilim, hatta yazmamam daha bile iyi zira bu metni Ayşe Teyze değil hocalarımız, biz gibi konu üzerinde çalışanlar “okuyacak” (tabi okurlarsa). Öyle koskoca bir alandan bahsetmemize gerek yok.

Birinci bölüm her zaman kaynak taramasıdır. Genel konuyu kısaca sunup sonra özel konumuzu anlatmaya başlarız. Yani gelir adaletsizliği kötüdür ve miras sorunlu bir şeydir der, sonra neden mirasın sorunlu olduğunu anlatırız. Sonra devam eder Rawls’tan bahseder, Rawls’un teorisinin eksiklerini sunarız.

İkinci bölüm esas konumuza giriştir. İlk bölümde verdiğimiz genel bilgiden sonra ikinci bölümde artık sorumuzun muhataplarıyla konuşuruz. Deriz ki X kişisi Rawls’un teorisine şöyle bir şey demiş, Y kişisi başka bir şey demiş, Z ikisine de sövüp yepyeni bir şey önermiş. Yine literatür taraması yaparız fakat fikirler sunmaya başlarız burada. İlk bölümde zaten duruşumuzu belli etmiştik, bu bölümde duruşumuzu daha da açık ederiz.

Üçüncü bölümse tezi tez yapan kısımdır. Burada atış serbesttir – yani sizin diyeceklerinizin yeri sonunda gelmiştir. Son bölümde ilk iki bölümde sunduklarınız üzerinden kendi argümanınızı sunarsınız, diğer argümanları çürütürsünüz. Yani dersiniz ki X de mal, Y de mal, Z de mal. En akıllı benim. Ralws’un teorisine sadık kalıp bu teoriyi düzeltmek istiyorsak ahanda şunları şunları yapmalıyız.

Tezin tez kısmı, yazması hem en kolay, hem en zor kısmıdır. Kolaydır zira oraya kadar zaten diyeceklerinizi hazırladınız. En zordur çünkü bıraktığınız her açık tezinizin değerini düşürür. Çıkıp fakir ve zengine aynı şekilde mi davranacağız sorusuna cevap vermezseniz tezinize bir bakım yaptırmak zorunda kalırsınız.

Tezinizi yazdınız, bitirdiniz. Artık özeti yazabilirsiniz. Özetteki önemli olan konu şudur: Tezinizin içeriğini özetlerken öyle uzun uzun birinci ve ikinci bölümü anmazsınız. Yukarıdaki kısa örneği hatırlayın, o taslaktı. Özetse şuna benzer:

Gelir dağılımı sorunlu bir mevzu. Miras da gelir dağılımını kötü etkileyen konulardan. Ben miras konusunda çalışıyor, bunu da Rawls’un teorisi üzerinden yapıyorum. Tezimde “Rawls’a nasıl ekleme yapalım ki miras konusunu teori dahilinde çözebilelim” sorusunu cevaplıyorum. Bunu, X, Y, ve Z’nin A, B, ve C argümanları üzerinden yapıyorum. Bu argümanlar hatalı olduğundan ben şunu öneriyorum, çünkü bundan ötürü. Bu sayede teorideki sorun çözülmüş oluyor.

Özetinizi de yazdınız, bitti gitti. Hadi geçmiş olsun.

Son Söz

Soru mu bulamadınız? Tezinizi mi beğenmediniz? Editlenmesi veya redakte edilmesi mi gerekli? Tezinizin bir veya birkaç bölümünü mü yazamadınız? polseko@outlook.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

  1. Tabi ortaya yeni bir teori atıyorsanız durum farklı olabilir.
  2. Bu, tabi ki, bir zorunluluk değildir. Bunu, edebiyat dersinden hatırlayın: Giriş, gelişme, sonuç. Tezin üç bölümü bu üç bölümdür aslında.
Close Menu