Ya Fethullahçı Ya Tayyipçi

Bu ara çok moda oldu. Ya Tayyipçisin, ya Fethullahçı. Başka yolun yok. Öyle ki bana bile üç kere “sen Fethullahçı mısın” dendi Erdoğan karşıtlığım nedeniyle. Önce bu soruya verdiğim klasik cevabı buraya da koyayım: Bana bunu demek için gerizekalı olmaktan başka gerek ve yeter şart yok. Asıl konu bu değil. Deniliyor ki “Erdoğan üstüne oynanan oyun esasında Türkiye üstüne oynanmaktadır. Bu nedenle Erdoğan’a taraf/arka çıkalım”. Yok canım, vallaha mı? Ben cumhuriyete kasteden iki katilin birini neden,…

Continue Reading

Erdoğan’ın Atatürkçü Kesilmesi Üzerine

Erdoğan Atatürkçü olmuş, AKP kadrosu Atatürkçü olacakmış, sonunda adam olup ne yaptıklarının farkına varmışlar, zeytin dalı uzatıyorlarmış, bilmem neymiş. Başka bir güruhsa Erdoğan’ın oy toplama sevdasına düştüğünü söylüyor. Hangisi? Basitçe hiçbiri. Ben Erdoğan’ın “Atatürkçü” olmasını filan beklemem. Kullanır, atar her şeyi kullanıp attığı gibi. Lütfen biraz kafanızı çalıştırın. Erdoğan’ın Atatürk’le “barışmasına” imkan yok zira ne “karakteri”, ne benliği, ne bugüne dek sürdürdüğü siyaseti, ne amaçları, ne araçları, ne uğraşısı, ne talepleri… buna el verir. Burada en…

Continue Reading

Türk Olmak Üzerine Birkaç Kelam

Nisan bilmem kaç, 2016. Sabahında İstanbul’a inmişim, eve gitmişim. Kardeşim sabahın yedisinde uyanık – ki hiç böyle huyları yoktur. Uyur o saatte. “Karnım çok kötü” dedi. Dedim manyak mısın, hastaneye neden gitmedin? “Para” dedi. Dedim sövdürme paraya, hangi para benim kardeşimden değerli? Bir Suriyeli’nin iki Arapça konuşup kimlik dahi göstermeden girip çıkabildiği hastaneye; doğduğu, büyüdüğü, vergi ödediği, zorla askerlik yaptığı, zorla içinde tutulduğu ülkenin hastanesine benim kardeşim, kimilerine göre dünya liderinin, bana göreyse Türkiye’yi tüketmeye yemin…

Continue Reading

Vatan Hainini Tanımlamak

Terimi anlayabilmek için barındırdığı iki kelimeyi biraz açalım. TDK vatan kelimesinin karşılığı olarak yurt tanımını yapıyor. Yurdun tanımıysa benim de ekseriyetle katılacağım bir şekilde yapılmış: Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Yurt kelimesinin ev anlamına geldiğini de düşündüğümüzde vatan kavramı da güzel bir tanıma ulaşır. Bu tanıma aynen katılıyor muyum? Esasında hayır, ama iyice detaylandırıp uzatmamak için vatan tanımını olduğu gibi alalım. Yoksa vatanın ulus-devletle denk tutulup tutulamayacağından kozmopolit dünyada vatanın sınırlarına dek…

Continue Reading

Referandum Üstüne

Giriş Tek ihtimalli bir seçim bu – referandumdan bağımsız olarak ya bugünleri aratacak bir baskı, ya da "iç savaş" bekliyor bizi. Yapacağınız tercih bu sonu ya erkene çekecek, ya biraz ileriye atacak. Enerjinizi (ne kadar olduğu sorgulanır olsa da) hayır mayır diye tüketmeyin bence. Elimizdeki en iyi ihtimal (bunu derken ne kadar küfrettiğimi tahmin edemezsiniz) direkt evet çıkması ve mevzunun “bitmesi” ve baskıya geçmemiz. Zira bitmemesi durumunda, henüz üstüne pek düşünmesek de, referandumun iptali var – ki…

Continue Reading

Benim Çalınan Hakkım Ne Olacak?

Bugün yine bilmem kaç bin bilmem kaç yüz kişi, bilmem kaç sayılı KHK ile görevlerinden ihraç edildi. Kaç zamandır aklımda olan bir soruyu sormak istiyorum bu vesileyle. Ben 2004 yılında KPSS’ye girdim. O zamanlar lise mezunuydum, üniversiteye yeni başlamıştım. 90 puanım vardı. Bilenler bilir, lise KPSS için iyi bir puan değildir ama kötü de değildir. Neyse efendim, zaman geçti, ben merkezi atamalarda hiçbir yere atanamadım. İlan açan kurumların ilanlarını görme şansım zaten neredeyse yoktu, olanlarda da…

Continue Reading

Türkiye’de Kötülüğün Sıradanlığı

Siyaset bilimi literatürünün neredeyse tamamı sakallı, bıyıklı, döşü kıllı heriflerden oluşuyor. Arada tek tük çiçekler çıkmış bu böceklerin arasında. Bunların birisi (ve belki de en önemlisi) Hannah Arendt. Siyaset "bilimi" literatürüne muazzam katkıları olmuş. İki tanesi benim için çok önemli ve önde geliyor. İlki Lying in Politics isimli, siyasette yalan şeklinde çevirebileceğimiz bir makale. Arendt burada hepimizin bildiği şeyleri tekrarlıyor. Siyasilerin yalan söylemesini çok normal karşılıyoruz, ahlakla yalanı siyasetten çıkaramayız, duymak istediğimizi duyduğumuzdan siyasiler de yalan…

Continue Reading

Bürokrasi ve Egemenlik İçinde Memur

Memur kelimesi bizim memlekette düzgün anlaşılmamakta – ne memurlar tarafından, ne memur olmayanlar tarafından. Memurun ne demek olduğunu, görevini, anlamını biraz açalım, bu arada da bürokrasinin adımlarını ve egemenlik kavramlarını da hatırlayalım ve memurun bunlar içindeki yeri ve rolünü anlayalım. Memurun ilk olayı nedir? Görev yapmaktır. O bir görev insanıdır, belli bir işi yapması için her neredeyse orada bulunur. Bu görev büyük veya küçük olabilir, bu mühim değildir. Mühim olan şey memurun görevinin emri “olması gerektiği…

Continue Reading

CHP, MHP ve HDP Genel Başkan ve Vekillerine Açık Mektup

30 Haziran 2016 itibariyle Atatürk Havalimanı’na yapılan saldırı sonucu ölenlerin sayısı 43’e yükseldi. Sonra klasik tantanayı gördük: Yiğit bir eleman, bir bulutun üstünden bağlanıp “ne büyütüyorsunuz lan” diye konuşuyordu Zimbabwe devlet televizyonunda, Mugabe’nin ardını yalamaya ara vermek zorunda kaldığından sinirle. Bin tane Ali yan yana gelmiş her şeyin fevkaladenin fevkinde olduğunu söylüyordu. Şaban Ramazan ertesi güne saklıyordu yüzünü. Aslanın biri de hemen sorunu çözmüştü: Kılıştar suçlu. O ki her zamanki gibi Kılıştar suçlu (ki zaten Kılıştar…

Continue Reading

Egemenlik II: Yasallık ve Meşruiyet

Bir önceki yazıda egemenliğin ne olduğunu bir parça yazmaya çalışmıştım. Burada egemenliğin nasıl kullanılabileceğine başlamadan önce yasallık ve meşruiyet konusuna gireceğim. Anayasanın egemenin egemenliğinin sınırlarını ve yükümlülüklerini belirten, bu yükümlülükleri nasıl gerçekleştirebileceğini anlatan bir metin olduğunu söylemiştim. Peki, egemen nasıl meşru olur? Veya egemenin egemenliğini meşru bir temele oturtması neyle mümkün olmaktadır – ki sınırlara ve yükümlülüklere sahip olabilsin ve kurumları kullanabilir olsun? Burada ilk tanımlanması gereken şey meşruiyettir ve genel olarak “yönetilenin yöneteni isteyerek kabul…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu