Dün Facebook’ta bir hocama bir tanıdığı “okumaya değer, öyle ağır olmayan, kolay anlaşılacak birkaç kitap söylesene” diye soru sordu. Orada paylaştığım birkaç kolay okunacak, akıcı ve kolay anlaşılır kitabı buradan paylaşmak istedim. Baştan belirtmeliyim ki kitapların tümü İngilizce zira Türkçe siyaset bilimi ve sosyoloji literatürü içler acısı durumda. Türkçe yazılanlar bir rezalet, çeviriler başka rezalet. Çevirmeni köle sanan, çeviriyi herkesin yapabileceği bir şey sanan yayınevlerimiz sağ olsun, Google Translate bile daha güvenilir sonuçlar veriyor çok yerde. Hey gidinin Türkiye’si…

Kitapları belli bir sırayla yazmadım. Aklıma geldikleri gibi ekliyorum.


Political Animals: How Our Stone-Age Brain Gets in the Way of Smart Politics. Richard Shenkman, 2016

Shenkman, “insanlar nasıl oy verir, liderlerini nasıl seçer ve onlara neye göre davranır?” genel sorusu üzerinden bizim aslında primatlardan çok da farklı olmadığımızı ve temsili sistemlerin bize pek uygun olmadığını açıklıyor. Goodreads notu 3.8/5 olsa da ben 8.5/10 veririm.

Collapse: How Societies Choose to Fail or Survive. Jared Diamond, 2005

Diamond Guns, Germs, and Steel ile başladığı yolculuğuna bu kitap ve 2012’de yayınlanan The World until Yesterday ile devam ediyor. Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, toplumların neden ve nasıl çöküşe geçtiklerini değişik örneklerle anlatıyor. Günümüzde (biraz da danışmanlık gelirinin yüksekliği nedeniyle) “kurumlar her şeydir” diyen bakış baskın olsa da İbn-i Haldun’da ilk (veya temel) nüvesini gördüğümüz “coğrafya kaderdir” bakışını güzel temsil eden bu kitap, on üzerinden sekiz puanı hak ediyor.

The Globalization Paradox: Why Global Markets, States, and Democracy can’t Coexist. Dani Rodrik, 2011

Esasında Türk vatandaşı olan Rodrik’in kitabı, küreselleşme, demokrasi ve ekonomik gelişme üçlüsünün nasıl birbirleriyle uyumsuz olduğunu, birini seçtiğimizde diğerini bırakmamız gerektiğini gösteriyor. Tezim için ürettiğim argümanların birini benden daha geniş bir şekilde anlatıyor. 8.5/10.

Thinking, Fast and Slow. Daniel Kahneman, 2011

İnsan beyninin ne zaman düşünüp düşünmediğini, kararlarımızı nasıl aldığımızı inceleyen bu kitap, çok yerde kendini tekrarladığı için sıkıcı bir okuma halini alabilse de temel tezi olan günlük hayatta pek de düşünmüyoruz ve bu düşünmemiz gereken zamanları da etkiliyor argümanını başarılı bir şekilde gösteriyor. Okumanın görece sıkıcılığı nedeniyle yedi puan veriyorum.

Capital in the Twenty- First Century. Thomas Piketty, 2014

Zenginin nasıl durmadan zenginleştiğini, fakirin nasıl giderek fakirleştiğini, sözde fakirliğin azaldığı bir çağda neden aslında daha fazla insanın fakirleştiğini pek güzel anlatan bu kitap, içerdiği sayılarla ve grafiklerle tezini Bilal’in bile anlayabilmesini sağlıyor. 9.5/10.
Close Menu