Niteliksiz Üniversiteler, Niteliksiz Üniversiteliler

Aşağıdaki grafikte 2008-2018 yılları arasında Türkiye’de yüksekokul ve üzeri eğitim görmüş kişilerin, yani en az iki yıllık yüksekokul bitirmiş kişilerin sayısı ve artışı görülüyor:

3.83 milyondan 10.95 milyona ulaşan, toplam 2.86 katlık bir artış yaşanmış.

2008’de Türkiye nüfusu Eurostat’a göre 70.59 milyonken NTV’ye göre 2018’de nüfus 82 milyona ulaştı. Yani nüfus, bu dönemde, %16 arttı.

%16 nüfus artışına karşılık neredeyse üç katlık yüksekokul ve üzeri mezuna sahip olmamız, eğer normal bir ülke olsaydık, çok güzel görülebilirdi zira nitelikli nüfusumuz arttı derdik. Fakat durum bunun tam tersini gösteriyor:

2017 Aralık ayında Hürriyet’te yayınlanan ve o zamanlar ÇSGB olan bakanlığın yaptığı araştırmaya göre 2017’de çalışanların %40.3’ü asgari ücretle, %42.7’si ise asgari ücretin en fazla iki katına kadar gelire sahip. 2017’de gelirlerin asgari ücrete kıyasla dağılımı şu şekilde:

Bu grafiği biraz daha anlaşılır kılabilmek için 2017’de 15 yaş üstü, yani işgücünün parçası olan nüfusun eğitim durumuna bir bakalım:

Bu sayıların işgücü içinde ilgili yıldaki yüzdelik dağılımları şu şekilde:

Asgari ücret raporu 2017 yılından olduğu için son bir tabloya da bakalım: Eğitim durumuna göre işgücüne katılım ve işsizlik oranları, Nisan 2017:

Bu tablo bize, işsizler ordusunun daha büyük kısmının lise altı eğitimlilerden oluştuğunu, yani çalışanların büyük çoğunluğunun en az lise mezunu olduğunu söylüyor.

Yukarıdaki verileri birleştirelim:

  • İşgücünün büyük kısmını lise ve üzeri eğitim görmüşler oluşturuyor.
  • Zorunlu eğitim nedeniyle lise mezunlarımız artarken güher gün pıtrak gibi çoğalan üniversitelerimiz sayesinde üniversite mezunlarımız 10 yıl gibi kısa bir zamanda 3 kat artıyor.
  • Bunlara rağmen edinilen gelir, nüfusun %85’inde asgari ücretin en fazla iki katına kadar.

Bu son madde iki türlü okunabilir ve ikisi de doğru:

  1. Türkiye’de nitelikli iş yok. Bu nedenle insanlar buldukları işe giriyorlar, “hak ettikleri” veya üzerine okul okudukları işlere değil. Behzat Ç.’deki Cevdet’in bir istisna olmadığını hepimiz biliyoruz.
  2. Mezunlarımız nitelikli değil. Dolayısıyla da ne kadar ekmek, o kadar köfte: Derdini anlatacak kadar “orta seviyede” İngilizce bilen, seviyesi de “I don’t know English” olanlara kim çok para verir?

İlk madde Türkiye’de geçim zorluğunu gösterirken ikinci madde beyin göçünün temel sebebi: Kafası gerçekten çalışanların ve/ya kendini geliştirebilenlerin değerini bilmiyoruz, onları da “sıradan” çocuklarımızla karıştırıyor, farklarını anlayamıyor ve onları taltif edemiyoruz. Onlar da fırsatını buldukları anda ülkeyi terk edip daha fazla değer gördükleri yerlere kaçıyorlar.

Yazık. Değil mi?

Yorum Yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Footer