Yalnızca bir hafta önce şu yazıyı yazarak Lira değer kaybetmeye ve bunu her geçen gün daha fazla yapmaya devam edecek demiştim. Bunu biraz daha açacak kısa bir yazı eklemek istiyorum.

Önceki yazıdaki Liranın geleceğini gösteren şekli tekrar ekleyeyim:

Amerikan Doları (ve kimilerince Euro) yönünden bir atak olduğu iddia edildiği için şu sıralar dostumuz olarak görmek istediğimiz Çin Yeninin Lira karşısındaki hareketine bakalım:

Yende de Dolardan farklı bir seyir görmüyoruz. Yani dediğimiz üzere sorun Doların artması değil Liranın değer kaybetmesi.

İlginç bir şekilde Mahir Ünal, saldırının bertaraf edildiğini söyledi. Bu söz söylendiği sırada bir Dolar 6 Liradan işlem görmekteydi:

24 Ağustos 2018 itibarıyla 6 Liranın hükümet yetkililerince normal görüldüğünü bu yorumdan çıkarsayabiliyoruz. Doların 24 Haziran seçim günü 4.68, seçimin açıklandığı tarihte 3.80 ve 24 Ağustos 2017 tarihinde 3.48 Liradan işlem gördüğünü düşündüğümüzde, bir şekilde Liranın değer kaybını durdurmamız ve Doların belki 5.50 Lira seviyelerine düşmesi durumunda dahi çok uzak olmayan bir gelecekte ve bu sefer spekülasyonlardan bağımsız bir şekilde Doların 6, 6.5, hatta 7-7.50 Lira seviyelerinde dolaştığını göreceğiz. Bunun nedenlerini çok kısaca belirtelim:

Bir hafta önceki yazıda kullandığım yukarıdaki Dolar/Lira paritesindeki “yeni normaller” hangi şartlarda oluştu?

  • 2011 sonunda FED’in parasal genişleme politikasını durduracağını artık hepimiz bilir olduk. Öncesinde 1.50 Lira civarında sabitlenmiş olan Dolar, bunun ardından 1.80 Liraya demir attı. %20’lik değer kaybı yalnızca başlangıçtı.
  • 2013 Mayıs ayından itibaren Dolar sürekli değer kazanmaya başladı. Gezi Parı protestolarına hükümetin verdiği tepki ve 2014 başında yapılacak yerel seçimler nedeniyle 2.30’u gören Dolar 2.10 civarında kısa bir süre bekledi. Lira, bu dönemde %16.7, Ağustos 2008’den beri %40 değer kaybetti.
  • 2014 Ağustos’unda Erdoğan başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına yükseldi, yerini Davutoğlu’na bıraktı. Bu tarih, grafikteki sürekli yükselişin başladığı tarih. Bundan sonra Dolar belli bir seviyede sabitlenmedi, en fazla 3-4 ay içerisinde yeni ve daha yüksek seviyelerde işlem gördü. Bu nedenle hızlı yükseliş olan dönemlerle devam edeceğim. Bu dönem başında Dolar 2.10 liraydı
  • 2015 Haziran’ındaki genel seçimlerdeki sonucu Erdoğan beğenmeyip hükümet de kurdurtmayınca yalnızca iki ayda Lira %13 değer kaybetti, sonunda 3 Lira yeni normalimiz oldu. 2008 Ağustos’undan itibaren değer kaybı %100’e ulaştı, durdurulamaz yükselişin başladığı dönemdeki kayıp %43 oldu.
  • Ekim 2016’da Bahçeli “Erdoğan başkan olsun” dedi ve Ocak 2017’de Dolar 4 Liranın kapısını çalmaya başladı. 2017’nin üçte ikisinde yeni normalimiz 3.5-3.6 bandı oldu. 3.55 Lira ortalamayı alırsak 2008 Ağustos’undan itibaren değer kaybı %137 olurken durdurulamaz yükselişin başladığı dönemden beri gerçekleşen kayıp %69’a yükseldi.
  • 2017 Eylül’ünde Erdoğan “TEOG kalksın” dedi ve anında işlemler başladı. Tek adamlığın ucunun nerelere dokunacağı hepten görülür oldu ve Liranın yeni düşüşü başladı. Dolar 4 Lirayı yine zorlarken yeni normalimiz 3.8 Lira oldu. 2008 Ağustos’undan itibaren değer kaybı %153 olurken durdurulamaz yükselişin başladığı dönemden beri gerçekleşen kayıp %81’e yükseldi.
  • Mart 2018’de Doğan Medya satıldı, erken seçim kararı verildi ve o gün bugündür Liranın düşüşü durdurulamıyor. 29 Mart’ta 4, 2 Ağustos’ta 5, 10 Ağustos’ta 6 Lira eşikleri aşıldı. Şu an itibarıyla 2008 Ağustos’undan beri gerçekleşen değer kaybı %300 iken durdurulamaz yükselişin başladığı dönemden beri gerçekleşen kayıp %186.

Şu anda en iyimser senaryoda Doların 5.5 Liraya inmesini beklersek yeni normalimizin spekülatif atağın başladığı seviyenin de üstünde olacağını, yani “köpük” olan kısmı attığımızda Liranın yalnızca bir sene içerisinde %50’den fazla değer kaybettiğini söylemek zorundayız. Başka bir deyişle ilk paylaştığım şekildeki grafiğin gerçekleştiğini görmeliyiz. Bu grafiği değiştirmek istiyorsak da her şeyden önce siyaset kurumunu baştan aşağı değiştirmeli, düzeltmeli ve temizlemeliyiz. Eğer yine her şeyi çok bilip yanlışlarımızda ısrar edersek bizi bekleyenin aşağıdaki grafik olması işten bile değildir:

https://www.bbc.com/news/world-latin-america-46999668 adresinden alınmıştır.

Yukarıdaki grafik, ekonomik krizle boğuşan Venezuela’da enflasyonun 2017 Haziran’ından beri yükselişini göstermekte. Lütfen grafiğin sol tarafına dikkat edin. Sayılar 10, 20, 30 şeklinde değil %5000, %10.000, %15.000 şekilde artıyor. Yani grafiğin en düşük olduğu zamanda %100’den çok daha yüksek bir enflasyon bulunmakta. Venezuela’da insanların büyük kısmı açlıkla ve yoksullukla mücadele ederken Maduro ve etrafındaki bir avuç kişi zevk-u sefa sürmekte. Ve ne acıdır ki Erdoğan’ın seçim zaferini ilk kutlayanlardan biri ülkesi sefaletten kırılan Maduro olurken Erdoğan’ın başkan olarak ilk kabul ettiği kişilerden biri Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Rodriguez oldu.

Umalım ki Erdoğan ile Maduro arasındaki konuşmalar, Erdoğan’ın “sen nasıl becerdin de ülke sefaletten kırılırken hala görevinin başında duruyorsun” sorularına Maduro’nun verdiği cevaplardan müteşekkil olmasın.

Close Menu