Vekillerimiz, malum, her zaman maaşlarının azlığından yakınıyorlar. Bakınız biraz geçmişe gidiyorum, Google’a göre 18 saat önce Sabah namlı hükümet gazetesi dahi dünyada milletvekili maaşları başlıklı bir haber yapmış. 13 yurtdışından ülke koymuş, 14. ülke olarak da Türkiye bulunmakta. 10.000$ yıllık ortalama gelire karşılık 5.000$ aylık vekil maaşıyla Türkiye, oransal olarak da, mutlak olarak da, listeye dahil edilenler içinde, ilk ikide. Fakat yetmiyor, yetemiyor. “Biz onlarla yan yana gelmeyiz” diyen partiler, mevzu maaşlar olduğu zaman, birden her şeyi unutup aynı anda ellerini kaldırıyorlar. Sanırım TBMM’de tüm vekillerin üzerinde anlaştığı tek konu da maaşları, emeklilikleri, sigortaları filan. Neden? Çünkü yetmiyor anacım, yetmiyor…

Ben, vatan-millet aşkıyla bu düşük maaşlarla çalışmaya uğraşan bu kimselere artık acıyorum ve bu nedenle buradan bir teklif yapmak istiyorum: Vekillik, askerliğin her Türk vatandaşı erkeğe zorunlu olduğu gibi, bugün 25 olan milletvekili seçilme yaşının üstündeki herkese zorunlu olsun. Tıpkı askerlikte olduğu gibi kimi durumlarda kişiler muaf olsun ama bu vatan-millet görevinden kaçamasın. Kaç kişi kavgalarda yaralandı, kelle koltukta çalışılıyor o mecliste. O ki bu ülke hepimizin, bu zorlu görevi de hepimiz paylaşalım.

Hepimiz bu cefalı görevi bir süre yüklenelim diyorum ben. Bence 2 sene ideal. Her 2 senede bir 550 yeni isim girsin meclise, bu fakirliği biraz da başkaları tatsın. Yazık değil mi Rıza Yalçınkaya’ya? Zavallım Bekir Bozdağ çocuğuna bir püskevit bile alamıyor, Ali Babacan çocuğuna bir flüt alamadığı için akşam meyhanelerden çıkamıyor, Kemal Kılıçdaroğlu utancından evine gidemiyor. Öyle ya, bu dönemde 24.000 liracık + sınırsız sağlık sigortacığı + sınırsız (sözde sınırlı) benzin paracığı + harcırahcık + milyon çeşit ödenekçik + meclis lokantasında 5 liraya bizim 50 liraya yediğimiz yemekçiği yemekle nasıl ev geçindirilir? Allah’tan gelen gidenler hediyeler veriyor, bazen ihaleler olduğunda kimi hayırsever iş adamları bu fakirleri görüyor, efendime söyleyeyim “sizden para mı alacağız sayın vekilim” diyerek pek çok şeye bedava ulaşılıyor, bazen işi görülecek olanlar aracılık komisyonu filan ödüyorlar da bir parça bellerini doğrultabiliyorlar. Vekil olmadan önce yaptıkları işlere devam edebilenler (veya işlerini devam ettirebilenler) şanslı olanları. Onlar en azından alt ekonomik sınıf yerine orta-alt ekonomik sınıfta yer bulabiliyorlar kendilerine, zorla da olsa.

Bence, vekillerimizin çektiği ezaya karşılık onları bu durumdan kurtarmak da bir vatan millet vazifesi sayılır. Pek çok kereler yorgunluktan meclise gidememiş durumda bu insanlar. Hiç düşündünüz mü, en son ne zaman yemek yiyebildiler? Zevklerinden mi mecliste uyuyorlar, canları istemediğinden mi oturumlara katılmıyorlar sanıyorsunuz? O fakirlik yüzünden değil mi birbirlerine sövmeleri, sataşmaları, kavga etmeleri?

Bu teklifimin ciddiye alınmasını, gerekirse change.org’da kampanya başlatılmasını, meclisin önüne kamp kurup bu cefakar insanların yüklerini biraz sırtlanmak için uğraşılmasını talep ediyorum. Alçakgönüllülükleri ve vatan-millet aşkları nedeniyle pek hevesli olmayacaklarını düşünsem de onlara bu iyiliği yapmalıyız. Ben, eğer kabul edilirse, bu ağır yükü sırtlanacak ilk gruptan olmayı, sıramı hemen savmayı talep ettiğimi de evvelden bildirmek isterim.

Ne dersiniz?

Close Menu