CHP, MHP ve HDP Genel Başkan ve Vekillerine Açık Mektup

30 Haziran 2016 itibariyle Atatürk Havalimanı’na yapılan saldırı sonucu ölenlerin sayısı 43’e yükseldi. Sonra klasik tantanayı gördük: Yiğit bir eleman, bir bulutun üstünden bağlanıp “ne büyütüyorsunuz lan” diye konuşuyordu Zimbabwe devlet televizyonunda, Mugabe’nin ardını yalamaya ara vermek zorunda kaldığından sinirle. Bin tane Ali yan yana gelmiş her şeyin fevkaladenin fevkinde olduğunu söylüyordu. Şaban Ramazan ertesi güne saklıyordu yüzünü. Aslanın biri de hemen sorunu çözmüştü: Kılıştar suçlu.

O ki her zamanki gibi Kılıştar suçlu (ki zaten Kılıştar yemezse Demirtaş var) ve o ki mezkur saldırıyla alakalı komisyon kurulması, yan yana gelmemeye yeminli HDP ve MHP yan yana gelmişken, yine bir klasik olarak, reddedildi AKP tarafından; neden o meclise gidiyorsunuz? Bugüne dek gittiniz, görüntünün meşru gözükmesini sağladınız da ne oldu?

Cumhurbaşkanı anayasayı takmamaya devam etmedi mi? İçişleri bakanı, biraz normal bir ülkede sokakları yangın yerine çevirecek “ben bu anayasayı tanımıyorum” sözünü söyleyip uygulamadı mı? Yasama-yürütme-yargı bizde, oğlan bizim kız bizim denmedi mi? Patır patır ölmeye devam etmiyor muyuz?

Ne düzeldi? Ne oldu? Siz görüntüyü meşrulaştırdınız sadece, sanki anayasası devletin tepesinde tanınmayan bir ülkede devletin meşruiyeti kalırmış gibi.

Sahi, ne oyunu oynuyorsunuz hala? Bak hangisiydi hatırlamıyorum, bir öneriyi muhalefet vermiş, her zamanki gibi AKP oylarıyla reddedilmişti. Hop hemen bu sefer AKP verdi, kabul edildi, “AKP önerisi kabul edildi” oldu. Bu tiyatroda figüran bile değilsiniz siz. Ne yapıyorsunuz hala?

Girmesenize o meclise? Girmeyin. Oturun kapısında. Deyin ki “arkadaş meclis çalıştırılmıyor, böyle demokrasi de, meclis de olmaz. Bir grup devlete sahip olamaz, anayasada yazıyor bu. Zaten yazmasa ne fark eder, devlet, sınırları içinde yaşayan herkesindir, bir grubun değil. Bu devlet bu şekilde zarar görüyor”.

Oturun o bahçede. Girmeyin. Klasik AKP salsın polisini üstünüze. Sorunca hepiniz külhanbeyi, hepiniz atarlı giderli aslan. İki gaz da siz yeyin. İki de siz cop yeyin. Sonra da dönüp bize deyin ki “bak, memleketin hali bu. Gelin, beraber oturalım bu kapıda”.

Gelmez mi o zaman yüz binler, milyonlar?

El cevap: Gelir. Geldi. Gezi zamanı nasıl geldi, bunda da gelir. Kimse gelmese ben gelirim – ki insanlar gelir. Bu kadarını biliyorum en azından.

Palavradan yok başkan yaptırmayacağız, yok biz var oldukça cumhuriyet yıkılamaz filan demesi değil. Uygulasanıza? Tek adamın emrinde çalıştığını senelerdir gördüğümüz mecliste figüranlık yapmayı bıraksanıza?

Şimdi kimi zeka seviyesi gerizekalının biraz altında olanın biri “bak, savaşa çağırıyor” diye okur bunu. Dedim ya, gerizekalı çünkü. Meclis kapısında oturmak da terör çünkü. Polis saldırmasa sadece meclisin kapısında oturmak savaş demek çünkü. Beyinsiz o, onu bıraktım artık ben.

Yeter. Okuluma gittiğim iki yol (Ankara ve İstanbul), dışarı çıkayım dediğimde gittiğim iki yer (Taksim-Kızılay), iki defa hariç yurtdışına çıktığım yer (Atatürk Havalimanı) patlatıldı. Kardeşim askerden sağ dönsün diye dua ettim elimden başka bir şey gelmiyor diye. Her gün çocuklar patır patır öldürülüyor. Kış geldi mi annem babam soğuktan it gibi tir tir titriyor. Aldığım maaş borçları kapatmayı geçtim azaltmaya bile yetmiyor. Sosyal ve kültürel hayatım yok. Nişanlım yurtdışında, yanıma gelmesini bile isteyemiyorum ben yanına gidemediğimde.

Hadi bana hükümetin reva gördüğü hayat bu, siz ne işe yarıyorsunuz o zaman? Bunların figüranlığını yapmaktan başka ne işe yarıyorsunuz?

Bana, her insanın hak ettiği hayatı yaşama fırsatı verin. Çok bir şey yapmayın, sadece oturun o meclisin bahçesinde. Başka hiçbir şey yapmayın. Çok isterseniz ben gelir çay dağıtırım size. Okeye dördüncü, eşli ihaleye ortak da olurum. Sadece gösterin, bu memlekette tek adamın emriyle iş yapıldığını, meclisin varlığıyla yokluğunun bir olduğunu gösterin. Bir kere de tiyatroyu bırakın, gerçek bir şeyler yapın.

Sadece çıkın, oturun şu bahçede. Deyin ki “meclis işleyene kadar bu böyle”. Zaten AKP yapacağını yaptı, bırakın bir de bundan propaganda yapsınlar. Ama en azından biz yanınıza gelelim. Biz yanınızda olalım. AKP vekilleri değil.

Olmaz, değil mi?

Yorum Yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Footer