Seçimin Kaybedeni: Sadece Türkiye

Sonunda herkes konuştu. AKP zaten kazanan. Burada sorun yok. Onların neler dediğine bakmaya bile gerek yok – en azından ben bakmadım bile. MHP sıfırlandı derken, %2-3 alacaklar denirken %11.1 aldı, kendilerine göre kilit parti konumundalar – ki bu bir ölçüde doğru da addedilebilirdi eğer meclisin bir önemi kalmış olsaydı. Başgan adayları da kazandı zaten. MHP kazandı. İnce, bence, "en makul" konuşan kişi oldu her ne kadar seçim gecesi yaptıklarının açıklaması olmasa da. Ben 30’u geçtim, bilmem…

Continue Reading

İlk Sonuçlara Göre Seçim 2018 ve Sonrası

Sandıklar açılmaya devam ederken sıcağı sıcağına birkaç şey yazmak istedim – sonrasında vaktim olmayacak: “İnce gümbür gümbür geliyor” diyenler de, “Akşener muhteşem bir hava yakaladı” diyenler de bayağı yanılmış gibi görünüyor şimdi. “Bu kadar coşmayın” dedik dedik dinlemediniz, bak ne oldu şimdi? Dahası, “başgan Erdoğan meclis millet” argümanı da boşa düşmüş gibi görünüyor. Ben karamsar olduğuma inanmak istedim, en azından bunun doğru olmasını diledim inanmasam da, ama gerçekçi olduğumu görüyor ve üzülüyorum. MHP’nin %10 civarında çıkması…

Continue Reading

Seçime Beş Kala

Aslında seçime dört kalmışsa da başlığı böyle atmak istedim. Daha önce de demiştim, benim seçimle çok işim yok. Ondan üç yazı yazdım sadece. Dört kala da bir “wrap-up” yapayım, yazdıklarımı toparlayayım istedim. İlk yazıda özetle Erdoğan’ın, olmaz ya hadi oldu diyelim, kaybetmesi durumunda koltuğunu bırakmamasının da masada olduğunu, ona göre davranılması gerektiğini söylemiştim. O yazıda kimlik siyasetinin haldır huldur devam edeceğini de söylemiştim. “Sönük” başlayan maratonunda Erdoğan bildiğimiz Erdoğan’a, hayvani bir medya karartması uygulanan Akşener’den kurtulduğuna…

Continue Reading

Seçime Doğru: İti İte Kırdırmak?

(Konu genişleyerek gidiyor olacak zira farklı parçalardan bahsetmeden sonuca ulaşamıyorum. Şimdiden bu dağınık görülebilecek akış için özür dilerim) Şöyle garip bir durumdayız: Akşener ortaya çıkıp sağdan oy toplayacak, Erdoğan’a rakip olacak denildi. Karamollaoğlu ismi çok önemli olmasa da baraj yüzünden SP’ye oy vermeyip AKP’ye verenler de SP’ye verecek, AKP mecliste de başkanlık seçiminde de güç kaybedecek denildi. CHP-İyi Parti-SP arasında ittifak olacak, bunlar birbirini destekleyecek dendi. Bugünse Akşenerci ve İnceci tayfa birbirine giriyor. Bir yandan “Akşener…

Continue Reading

“Meral Ana Gelecek, Dertlerimiz Bitecek” Mi?

Kılıçdaroğlu’nun beş para etmez biri olduğunu çeşitli olaylarla gördük. En basitinden olaylı “referandum” gecesi yaptığı “açıklamayı” hatırlayın. Ne dedi? “Yasa şöyle diyor ama YSK bunun aksine karar verdi”. Sonra? Bu kadar. Ne güzel dedi oradaki gazeteci bir abla: Kemal Bey kaçmayın. Kemal Bey kaçtı. Kemal Bey’in diyeceği tek şey vardı: Anayasa değişikliği, hele ki böylesi bir anayasa değişikliği hiçbir şaibeye sahip olamaz. Bu referandum sonucunu kabul etmiyoruz. Demedi. Ben 2016’daki Atatürk Havalimanı saldırısından sonra mecliste bulunan herkesten umudumu…

Continue Reading

Seçim, Peki Sonrası?

Gerçekçi bakalım. Herkesin birbirini tehdit ettiği bir ortamdayız demiştim geçen gün. Yok bana vermezseniz barajı geçemem yanarsınız, yok bana vermezseniz ikinci tura kalamam yanarsınız, yok bana vermezseniz ülke yok olur yanarsınız. Bizim milletin kahir ekseriyetinin düşünme yeteneğine sahip olmadığı malum. Bilmem kaç milyon kişinin de ya köyde, ya köy kafasıyla ilçe ve şehirlerde, ama nihayetinde üç beş kanal izleyerek tüm haberleşme ihtiyacını giderdiğini de biliyoruz (bilmiyorsanız veya okumak isterseniz şöyle buyurun). “İnce/Akşener gümbür gümbür geliyor” diye boşa, bence, heveslenmeyin.…

Continue Reading

Seçmek ya da Seçmemek: İşte Bütün Mesele!

Türkiye istediği aday yerine istemediğinin karşısındaki adayı seçmeye alışkın bir ülke. Doğru hatırlıyorsam 2007 seçimlerinden önce Hürriyet’in sürmanşetinde Baykal’ın fotoğrafı yanında kendi ağzından çıkan şu (anlamda) sözler vardı: Baykal’a rağmen CHP’ye oy vermenizi istiyorum. Vakit Baykal’a rağmen deme vakti değil. Bu ortam özellikle 80 darbesinden sonra oluştu. 80 solu yıktı geçti, olanca gerginliğine ve şiddetine rağmen 70’lerin (ve hele ki 60’ların) özgürlükçü ortamını da dağıttı. Darbenin kendi yetmedi, Özal diye bir belayı sardılar başımıza. 89’a kadar…

Continue Reading

2018 Türkiye Başkanlık Seçimleri

Kararın açıklanmasından bir hafta sonra detaylıca bir yazı yazmaya karar verdim. Dört başlık, on iki bölümden oluşan yazının başlıkları şu şekilde: 24 Nisan 2018 İtibariyle Türkiye Neden Erken (Baskın) Seçim? Seçim Atmosferi Seçimin Kazananı ve Senaryolar 2000 kelimeyi aşan bu yazının bir parça işe yaramasını umuyorum. Ayrıca, yazının sonunda da link verecek olsam da, 16 Nisan 2017 anayasa referandumu üzerine ve 696 sayılı KHK üzerine yazdığım yazılara da bakmanızı, bu şekilde (eğer muhalifseniz) bir muhalif olarak ne şekilde davranmanız gerektiğini…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu