Kanal İstanbul

Çok uzun yazmaya gerek yok aslında. Bu yüzden kısa keseceğim. İstanbul depremi sessiz çığlıklarla yaklaşıyor. Silivri açıklarında, yerin 12 kilometre altında 5.7'lik bir deprem oldu; insanlar ne yapacağını şaşırdı. Doğu-batı hattında incecik bir şeride sıkışmış bir şehir var elimizde. Biraz aklı, izanı, insafı olan bir kişi bile ufacık bir alana sıkışmış on beş milyondan fazla, gerçek sayısını kimsenin bilmediği milyonların ölümü beklediği bir deprem bizi beklerken bu şehirde daha büyük sorunların olduğunu düşünemez. Bir de İstanbul'un…

Continue Reading

Atatürk ve Cumhuriyet

İki bilgiyle başlayalım. Kurtuluş Savaşı'nın beş paşası var. Bunlar Mustafa Kemal (Atatürk), Kazım (Karabekir), Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), ve Rauf (Orbay) paşalardır. Yusuf Akçura, döneminin de ruhunu yansıtan Üç Tarz-ı Siyaset isimli kitabında, 20. asrın hemen başında Osmanlı'nın önünde üç siyaset bulunduğunu söyler: Türkçülük, İslamcılık, Osmanlıcılık. Akçura'nın sunduğu üç tarzın da genel özeti şudur: Türkçülük: Daha ziyade Turancılık fikrini yansıtan bu siyasette Akçura, Balkanlardan Yakut'a bir Türk birliğinden bahseder. İslamcılık: Bu siyaset, müslümanların başı ve…

Continue Reading

Türkiye Neden Kendini Doğru Anlatamıyor?

"Türkiye kendini doğru anlatamıyor". Bir süredir bu cümle çok gözde, çok revaçta. Cümle iki mesaj veriyor. Bunların ilki doğrudan: Türkiye'nin aslında doğru şeyler yaptığı fakat herkes Türkiye düşmanı olduğu için onların bunu anlamadığı. İkinci mesajsa dolaylı: Türkiye, yanlış bir şey yaptığı zaman bunu allayıp pullayamıyor. Her iki mesaj da doğru. Bu bize Türkiye'de eksik bir şeylerin olduğunu gösteriyor. Bu eksiklerin biri doğru eylem, diğeri doğru reklamcılar (bu kelimeden kastımı aşağıda açacağım). Ve ne yazık ki her…

Continue Reading

Devlet Ayrı Hükümet Ayrı (Mı?)

Eskiden Türkiye'de ülkece hassas dönemlerden geçerdik, bu dönemde de birlik olmamız istenirdi. Yeni Türkiye'de rabbimiz hükümete yeter oldu. Yepyeni Türkiye'de ise devlet ve hükümet birbirinden bağımsız hale geldi, hükümeti sevmesek de devlet için bir şeyler yapmamız ve yapmamamız, söylememiz ve söylemememiz gerekliliği ortaya çıktı. Yepyeni Türkiye'nin alamet-i farikası sanırım bu sözdür. "Devlet ayrı, hükümet ayrı. Muhalif olacağım diye vatan haini olma". Bunu diyen üç grup var. Bunların ilk ikisi, bir önceki sözü "Tayyip sana canım feda"…

Continue Reading

2019 Ekim’i Hakkında Düşünceler

Ekim ayının ortası geldi. Elektrik, iki senede %70 zamlandı. Doğalgaz ise kendine ikinci sırada yer buldu ve %64 zamlandı. Benzin ve motorin zamlarını anmaya gerek dahi yok. Pazar artık cep değil can yakıyor. Yazın meyve-sebze fiyatlarının düşmüş hali dahi alım gücünü zorlarken yazın bitmesi ve kışın gelmeye başlamasıyla gıda ihtiyacını karşılamak daha da zorlaşıyor. Çok uzun ve derin analizlere gerek yok: AKP, on milyonlara yaptığı "sosyal yardımı" zenginden değil "orta" sınıftan aldığı paralarla sürdürdü. Ne zaman…

Continue Reading

Yasallık, Meşruiyet, Kayyım

Van, Diyarbakır ve Mardin belediyelerine kayyım atanmasına verilen tepkiler çeşitli oldu, Erdoğan'ın İstanbul çıkışıysa bu tartışmaları bambaşka bir yöne çekecek gibi. Herkesin farklı fikre sahip olduğu bu konuyu daha farklı bir alandan işleyelim ve gelecek(te yapılacak kayyım atamalarının sebep olacağı) tartışmaların daha verimli olabilmesine belki biraz yardımcı olalım. Konumuz yasallık ve meşruiyet. Yasallık Sorunu 1950 yılında yazdığı Yasallık Sorunu başlıklı makalesine, eski bir NAZİ olması nedeniyle akademik unvanları elinden alınıp üniversiteden (bence haksızca) uzaklaştırılan Carl Schmitt,…

Continue Reading

Popülizm Yazıları II: Ne İstiyoruz?

Giriş Serinin ilk yazısında popülizm ve demokrasi terimlerinin etimolojisi üzerinden farklılıklarını göstermeye çalıştım. Şimdi bunun üzerinden devam edelim. Konumuz başlıktaki soru: Biz aslında ne istiyoruz? Ya da farklı bir şekilde soralım: Neden popülizmi beğenmiyoruz? Bu soruyu cevaplamak için önceki yazının son kısmındaki iki paragrafa tekrar bakalım: "Demokrasi, akademide ve pratikte, kalburüstü insanların politik gücü elinde bulundurduğu ve sıradan insanı ikinci sınıf görmeye devam edebildiği bir sistemi tarif ederken popülizm sıradan insanın isyanının kan yerine demokratik araçlarla…

Continue Reading

Klasik Muhafazarlığın Yükselişi ve Popülizmin Düşüşü

Almanya'da AFD yükseliyor, göçmen yanlısı Alman vekil öldürülüyor; haliyle "hayırdır popülizm nereye düşüyor?" diye sorulabilir. Bütün bunlar teknoloji çağından, yani her şeyi hızlıca üretip tükettiğimiz bu çağdan önce olsaydı popülizm hakkında bunları yazmıyor olurdum. Ancak muhafazakarlığın çatırdaması ile hortlayan popülizmin bilhassa Avrupa kıtasında kısmen denenip mütemadiyen tıkanmasının ve yeni nesillerin daha "küresel" bakış açısına sahip olmasının popülizm üstündeki etkisini ele almak istedim. Attığım başlık gelecekte olacakları söylüyor, şu an ise durum tam tersi olsa da bu…

Continue Reading

Popülizm Yazıları I: Demokrasi ve Popülizm

Tanım Özellikle 2000'li yılların ortasından sonra Avrupa'da, dolayısıyla dünyada çokça konuşulan bir mefhum var: Popülizm. Terimin tanımı hala üzerinde uzlaşılmış değil. Örneğin Cas Mudde, popülizm konusunda "uzman" isimlerden biri, şu şekilde tanımlamış vaktinde: "I defined populism as an ideology that considers society to be separated into two homogeneous and antagonistic groups, “the pure people” versus “the corrupt elite”, and which argues that politics should be an expression of the volonté générale (general will) of the people."…

Continue Reading

Aziz Nesin’in Du Bakali N’Olecak Öyküsü

Boğaziçi'nin Karadeniz Boğazına yakın Anadolu yakasında, deniz kıyısı üstünde bir çayevi... O çay evinin hemen bütün müşterileri, hep o semtin insanları olduklarından ve oraya sık sık geldiklerinden birbirlerini tanırlar. Çoğu da emeklidir. Emekli olunca konuşmaları doğal olarak geçim sıkıntısı, pahalılık, sürekli zamlar vb konular üstüne oluyor. O sabah da yine her zamanki gibi önce ev dertlerinden başlayıp ülkenin sorunlarından konuşmaya geçtiler. Hükümet enflasyonu yüzde otuzda tutacağına söz vermişti, oysa yüzde sekseni buldu. Yüzde seksen, ha? Peki…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu