Niteliksiz Üniversiteler, Niteliksiz Üniversiteliler

Aşağıdaki grafikte 2008-2018 yılları arasında Türkiye'de yüksekokul ve üzeri eğitim görmüş kişilerin, yani en az iki yıllık yüksekokul bitirmiş kişilerin sayısı ve artışı görülüyor: 3.83 milyondan 10.95 milyona ulaşan, toplam 2.86 katlık bir artış yaşanmış. 2008'de Türkiye nüfusu Eurostat'a göre 70.59 milyonken NTV'ye göre 2018'de nüfus 82 milyona ulaştı. Yani nüfus, bu dönemde, %16 arttı. %16 nüfus artışına karşılık neredeyse üç katlık yüksekokul ve üzeri mezuna sahip olmamız, eğer normal bir ülke olsaydık, çok güzel görülebilirdi…

Continue Reading

Aziz Nesin’in Du Bakali N’Olecak Öyküsü

Boğaziçi'nin Karadeniz Boğazına yakın Anadolu yakasında, deniz kıyısı üstünde bir çayevi... O çay evinin hemen bütün müşterileri, hep o semtin insanları olduklarından ve oraya sık sık geldiklerinden birbirlerini tanırlar. Çoğu da emeklidir. Emekli olunca konuşmaları doğal olarak geçim sıkıntısı, pahalılık, sürekli zamlar vb konular üstüne oluyor. O sabah da yine her zamanki gibi önce ev dertlerinden başlayıp ülkenin sorunlarından konuşmaya geçtiler. Hükümet enflasyonu yüzde otuzda tutacağına söz vermişti, oysa yüzde sekseni buldu. Yüzde seksen, ha? Peki…

Continue Reading

Demokrasiyi İncelemeye Yarayacak Üç Bakış

Politik ekonomi literatüründeki üç önemli konudan çok kısaca bahsedip bunları Türkiye'ye bağlamak istiyorum bugün. İhtimaldir ki yapacağınız analizlerinizde size yardımcı olacaktır. İlk konu Hirschman’ın yetmişli yıllarda ortaya attığı ve multilevel (çok katmanlı) analizlere yol açan tunnel parable’ı (tünel meseli). Bu meselde Hirschman şu soruyu sorar: Diyelim ki bir tüneldesiniz ve trafik akmıyor. Derken bakıyorsunuz ki yan şeridinizde trafik akmaya başladı. Ne yaparsınız? Sizin şeridiniz de açılacak diyerek bekler misiniz, yan şeride mi geçersiniz? Hirschman’ın aklındaki konu…

Continue Reading

Türkiye’nin Sürdürülemez Ekonomik Yapısı

Giriş 68’de dünyayı saran hareketler akademide siyaset, felsefe, sosyoloji ve ekonomi alanlarını (da) derinden etkiledi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında genişlemekte olan Avrupa ve Amerika ekonomilerinde genişlemenin getirdiği (Batılı) herkes için artan refaha karşılık açılan ekonomik makas daha göze görünür oldu ve bu makasa daha fazla dikkat çekilmeye başlandı. Siyaset alanında 1971’de John Rawls’un A Theory of Justice’i, 1972’de Peter Singer’ın Famine, Affluence, and Morality’si, 1976’da Amartya Sen’in “Poverty: An Ordinal Approach to Measurement’ı veya 1981’de Ronald…

Continue Reading

Türkiye’nin Yeni Normali

Hitler’in baş hukukçusu olarak tanınan, 1933’te partiye kaydolduktan yalnızca 3 yıl sonra partiden resmen atılan, 1945’ten sonraki Nuremberg mahkemelerinde akademik unvanları elinden alınan ve bir daha üniversitede ders veremeyen, İngilizce tabirle evil genius, Türkçe meşum dahi Carl Schmitt’in 1927’de yazdığı bir makalenin üzerine inşa edip 1932’de yine aynı adla yayınladığı Siyasal Konsepti isimli kitabında muhteşem analizler ve çıkarımlar vardır. Bunların birisi şudur: Every norm presupposes a normal. Her norm bir normalin varlığını kabul eder. Bu cümleyi…

Continue Reading

Türkiye’nin 10 Yıllık Krizi Başlarken…

Liranın geleceğiyle ilgili iki hafta önce bu, bir hafta önceyse bu yazıyı yazdım. Son yazıdan beri değişen olgulara bakıp doğru mu yanlış mı olduğumu görelim, ona göre yeni düşüncelerimi ekleyeyim. Yukarıda, Dolar/Lira paritesinin son bir aylık seyrini görüyoruz. 10-12 Ağustos tarihleri arası, Doların Lira karşısında 7 lirayı gördüğü dönem. Sonrasında Dolar 6 Lira civarında tutunduğunda hükümetimizin atağı başarıyla savurduğumuzu söylediğini hatırlayın. Tam o günlerde ben “en iyimser senaryoda Doların 5.5 Liraya inmesini beklersek” dedim gelen bayramda belki işe yarar…

Continue Reading

Liranın Geleceği Üzerine

Yalnızca bir hafta önce şu yazıyı yazarak Lira değer kaybetmeye ve bunu her geçen gün daha fazla yapmaya devam edecek demiştim. Bunu biraz daha açacak kısa bir yazı eklemek istiyorum. Önceki yazıdaki Liranın geleceğini gösteren şekli tekrar ekleyeyim: Amerikan Doları (ve kimilerince Euro) yönünden bir atak olduğu iddia edildiği için şu sıralar dostumuz olarak görmek istediğimiz Çin Yeninin Lira karşısındaki hareketine bakalım: Yende de Dolardan farklı bir seyir görmüyoruz. Yani dediğimiz üzere sorun Doların artması değil Liranın değer…

Continue Reading

Liranın Geleceği ve Yapısal Değişim

Amerikan Doları 2015 yılı sonuna doğru 3 liraya ulaştığında pek çok kişi daha önceden söylemekte oldukları sözleri daha yüksek sesle tekrar etmeye başladılar: Ekonomide yapısal değişikliklere ihtiyacımız var. Ülkemizin ekonomik gidişatı iyi değil, ekonomi politikalarımız doğru değil. Bizlere ülkenin gelişmesini çekemediğimiz, vatan haini olduğumuz, muhalif olduğumuz için yalanlar uydurduğumuz söylendi. Sonraları Ocak ve Kasım 2017’de 4 lira sınırının kıyısından dönen Dolar; Nisan 2018’de 4, Ağustos 2018’de 5 ve yine aynı ay içinde 6 ve 7 lira…

Continue Reading

Hindistan Ekonomisi ve Ekonomideki Büyümenin Verimliliği

Esasında Hindistan ekonomisi Türkiye açısından beynelmilel bir konu, ancak aynı zamanda dünyadaki tüm gelişmekte olan ekonomilerin (Türkiye dahil) ders çıkarması gereken bir ekonomi. O kadar büyük ki içinde bir sürü hikaye barındırıyor. Yazıyı “Straw Man” temalı okumamak, zira “büyüme gereksizdir” ana fikrini çıkarmamak; fakat makroda salt büyümenin politikacılara sokakta bağıra bağıra şov yapma fırsatını vermesine rağmen makrodaki rakamların mikroda halkın büyük bölümüne yansımadığını görmemiz gerekiyor. Büyüme gereklidir ancak büyümenin bir ülkenin iliklerine kadar işlemesi gerekiyor ve…

Continue Reading

Benim Çalınan Hakkım Ne Olacak?

Bugün yine bilmem kaç bin bilmem kaç yüz kişi, bilmem kaç sayılı KHK ile görevlerinden ihraç edildi. Kaç zamandır aklımda olan bir soruyu sormak istiyorum bu vesileyle. Ben 2004 yılında KPSS’ye girdim. O zamanlar lise mezunuydum, üniversiteye yeni başlamıştım. 90 puanım vardı. Bilenler bilir, lise KPSS için iyi bir puan değildir ama kötü de değildir. Neyse efendim, zaman geçti, ben merkezi atamalarda hiçbir yere atanamadım. İlan açan kurumların ilanlarını görme şansım zaten neredeyse yoktu, olanlarda da…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu