Tümdengelim ve Tümevarım

(Bu yazıda kısaca terimlerin anlamlarını sunduktan sonra bir tartışmaya girişeceğim. Terimlerle işiniz yoksa direkt tartışma kısmına geçebilirsiniz) Önce magazinle başlayalım. İngilizcesi deductive reasoning ve inductive reasoning olan bu terimleri tümdengelim ve tümevarım olarak çeviren(ler) her kimse(ler) kendisine (kendilerine) teşekkür ediyorum. Terimlerin bir karşılığının olabilmesi için anlamlı olmaları gerekli ve bu iki terim gerçekten anlamlı. Başlayalım. Üç Soru Bilgi üretiminde iki genel yaklaşımdan bahsedilir. Bunların biri tümdengelim, diğeri tümevarım. Tümevarım özelden genele giderken tümdengelim genelden özele ulaşır.…

Continue Reading

Siyaset “Bilimi” Öğrencilerine

Bir iş yaptınız, siyaset denen bölüme girdiniz. Müfredattan müfretada değişse de genel anlamıyla temel terimleri öğrendiniz (veya öğreniyorsunuz), biraz tarih öğrendiniz, biraz uluslararası ilişkiler diye ayrı bir bölüm olsa da uluslararası siyaset öğrendiniz, bir parça felsefe öğrendiniz. Okumaya başladığınızda veya sonuna gelirken ne yapmalısınız? Sosyal bilimler öğrencilerine başlıklı yazıda bu konudan biraz bahsettim (ki şu, şu ve şu yazılar da, bence, bayağı işinize yarayacaktır). Burada biraz daha bölüm öznelinde bir şeyler demek istiyorum. Baştan anlaşalım: Okuduğunuz…

Continue Reading

Düşünme: Günümüz İnsanı, Din, ve Devlet

Giriş Bugün kendime bir soru sordum: Neden en iyi filozoflar bir 6.-4. asır Yunan'ında, bir de 18. ve 19. asırda Birleşik Krallık-Fransa-Almanya ekseninde çıktı? Giriş mahiyetinde üç şeyi söyleyeyim ve bu dar görünen sorudan ne büyük çıkarımlar yapabileceğimizi görelim: İnsanlık, binler, hatta milyonlarca yıl boyunca bilgiyi yeni nesillere aktararak ya bulunduğu konumu korudu, ya ilerledi. Önceleri işimiz kolaydı: Çocuğumuza tarla sürmeyi, ekin ekmeyi, at binmeyi, yüzmeyi, belki sayıları... öğretirdik, türkü öğretirdik, şanslıysak enstrüman öğretirdik. Ve hayat,…

Continue Reading

Tez ve Makale Nasıl Yazılır?

Türkiye'de enteresan bir eğitim sistemimiz var. Çocuklarımızdan tez yazmalarını istiyoruz fakat tez neden yazılır, nasıl yazılır, ve en önemlisi nasıl yazılmaz öğretmiyoruz. Çayıra salsak da mevla kayırmıyor ve çok değerli saatlerimiz ve günlerimiz beş para etmez işlere harcanıyor. Burada size temel birkaç bilgiyi vereceğim. Bu yazının öncelikle sosyal (sözde) bilimcileri için yazıldığını baştan eklemeliyim, fakat gerçek bilimcilerin de faydalanacağını söyleyebilirim. Baştan not edelim: Tez dediğimiz makalenin uzunu, YL ve doktora tezleri de makalenin uzunu. Aralarındaki tek…

Continue Reading

Sosyal Bilimler Öğrencilerine

Sonuçlar açıklandı, siyaset veya bununla doğrudan veya dolaylı alakalı bir bölüm (misal iktisat, kamu, uluslararası, sosyoloji) kazandık. Ne yapalım, nasıl yapalım da okuldan çıkarken seçilme şansımız daha fazla olsun? Bu soruyu, biraz fazlaca ağzı yanmış, damdan düşmüş, eşek tepmiş biri olarak, belki yaptıklarımdan çok yapmadıklarımla biraz cevaplayayım. Dil Çok söylenip az umursanan konuyla başlayalım: İngilizce bilin. İngilizceyi dört satırlık bir cümleyi en fazla iki okumada anlayacak şekilde bilin. Sosyal "bilimci" neredeyse sadece boş boş konuşur ve…

Continue Reading

Geleceğin Analistlerine III: Analiz Nasıl Yapılmaz?

Daha önce sosyal bilimci ne iş yapar başlıklı yazıda değindiğim konuyu biraz değişik bir şekilde tekrar işlemek istiyorum bugün. Sorumuz şu: Analiz nasıl yapılmaz? Ortalama bir Türk veri kullanarak analiz yapmayı ne bilir ne de sever. Vakta ki bir veriden bahseder, o verinin karşıtı verileri görmez, anmaz, umursamaz. Analiz ancak ve ancak geniş, “tarafsız” ve güvenilir veriyle yapılabilir. Verinize güvenilmezse analizinize güvenilemez. Bu yüzdendir ki itibar edilebilir her araştırma hem ham verisini, hem işlenmiş verisini sunar, hem de işleme yöntemini…

Continue Reading

Geleceğin Analistlerine I: Sosyal Bilimler Bilim Midir?

Eğer İngilizce biliyorsanız lütfen şu videoyu izleyin ve ikinci kısma geçin. 20. asrın en önemli fizikçilerinden Richard Feynman, sosyal bilimlere olan bakışını anlatıyor bu videoda. Birinci kısmı videonun özeti olan aşağıdaki yazı, bu videonun biraz açılmışından ve “içeriden bir gözle” sosyal “bilimler” kritiğinden başka bir şey değil. Yukarıdaki videoda Feynman sosyal bilimcilerin sözde/sahte/yalancı bilimciler olduğunu söylüyor (İng. pseudoscience). Evet diyor, belli formları takip ediyorlar ama kanunlar üretemiyorlar [ve argümanlarının doğruluğunu test etme şansımız yok]. Sorsanız uzman dolu sosyal…

Continue Reading

Geleceğin Analistlerine II: Sosyal Bilimci Ne İş Yapar?

Televizyonlarda her akşam çeşitli konularda ahkam kesen onlarca insan izliyorsunuz. Herhangi bir alanda herhangi bir şekilde bir unvan almış ya da almamış olsun herkes her konuda bilgili. İktisatçı antropoloji konusunda ahkam kesmekten çekinmiyor, hukukçu sosyal psikolojinin altından girip üstünden çıkıyor, dünyada belki örneği olmayan havai ve temelsiz argümanlar bize bilgi olarak sunuluyor. Bunun ilk nedenini sosyal bilim nedir başlıklı yazıda anmıştım: Sosyal bilim “bilim” filan değildir de ondan. Memleketim kahvelerinde sosyal bilimciden geçilmez. Her konuda her şeyi bilir…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu