Popülizm Yazıları II: Ne İstiyoruz?

Giriş Serinin ilk yazısında popülizm ve demokrasi terimlerinin etimolojisi üzerinden farklılıklarını göstermeye çalıştım. Şimdi bunun üzerinden devam edelim. Konumuz başlıktaki soru: Biz aslında ne istiyoruz? Ya da farklı bir şekilde soralım: Neden popülizmi beğenmiyoruz? Bu soruyu cevaplamak için önceki yazının son kısmındaki iki paragrafa tekrar bakalım: "Demokrasi, akademide ve pratikte, kalburüstü insanların politik gücü elinde bulundurduğu ve sıradan insanı ikinci sınıf görmeye devam edebildiği bir sistemi tarif ederken popülizm sıradan insanın isyanının kan yerine demokratik araçlarla…

Continue Reading

Popülizm Yazıları I: Demokrasi ve Popülizm

Tanım Özellikle 2000'li yılların ortasından sonra Avrupa'da, dolayısıyla dünyada çokça konuşulan bir mefhum var: Popülizm. Terimin tanımı hala üzerinde uzlaşılmış değil. Örneğin Cas Mudde, popülizm konusunda "uzman" isimlerden biri, şu şekilde tanımlamış vaktinde: "I defined populism as an ideology that considers society to be separated into two homogeneous and antagonistic groups, “the pure people” versus “the corrupt elite”, and which argues that politics should be an expression of the volonté générale (general will) of the people."…

Continue Reading

Demokrasiyi İncelemeye Yarayacak Üç Bakış

Politik ekonomi literatüründeki üç önemli konudan çok kısaca bahsedip bunları Türkiye'ye bağlamak istiyorum bugün. İhtimaldir ki yapacağınız analizlerinizde size yardımcı olacaktır. İlk konu Hirschman’ın yetmişli yıllarda ortaya attığı ve multilevel (çok katmanlı) analizlere yol açan tunnel parable’ı (tünel meseli). Bu meselde Hirschman şu soruyu sorar: Diyelim ki bir tüneldesiniz ve trafik akmıyor. Derken bakıyorsunuz ki yan şeridinizde trafik akmaya başladı. Ne yaparsınız? Sizin şeridiniz de açılacak diyerek bekler misiniz, yan şeride mi geçersiniz? Hirschman’ın aklındaki konu…

Continue Reading

Demokrasi, Devlet ve Hükümet

Hükümetler kısa vadeli, yasalar orta vadeli, devletler ise uzun vadeli düşünür ve hareket ederler. Pek azı hariç hiçbir hükümet sefasını başka hükümetlerin süreceği cefalara katlanmak istemezler. Bunun sonucu olarak hükümetler günü kurtarır, günü kurtaramadığı zamanlarda giderler ve yerlerine yenileri gelir. Genellikle hükümet olmayan (ve esasında olamayan) kişiler ise bir hükümet gibi değil bir devlet gibi düşünürler. Bunlar günlük çıkarlar yerine orta ve uzun vadeye bakarlar. Yasaları, yani devletin işleyiş şeklini ve toplumun dönüştürülüşünü önemser, yarınki çok…

Continue Reading

Demokrasi Kültürü Üstüne

“Türkiye’de demokrasi yok. Zaten demokrasi de demokrasi kültürü olmadan var olası bir şey değil”. Bu argümanı çokça söyledik veya işittik. Peki, nedir bu demokrasi kültürü? Nereden çıkmıştır, neden çıkmıştır, varlığı nasıl anlaşılır? Demokrasiyi Tekrar Tanımlamak Daha önce Schumpeter’in minimal tanımını sunmuş ve demokrasinin, yöneticilerin barışçıl bir şekilde değiştiği sistem olduğunu söylemiştim. Terim olarak demokrasi bu kadar dar olsa da demokrasi kültüründen bahsetmeye başladığımızda spesifik bir demokrasiden, yani liberal demokrasiden konuşuyor oluruz ve demokrasinin tanımı değişir. Bu demokrasi,…

Continue Reading

Demokratik Aygıtlarla Demokrasi Yok Edilebilir Mi?

İki bilgiyle başlayalım: Demokrasi halkın yönetimi demek. Bu da halk içinden çıkan yöneticilerin barışçıl bir şekilde yönetimi devretmesi anlamına geliyor (Schumpeter'ın ünlü minimal demokrasi tanımı). Egemenlik ise nihai karar vericilik demek ve bir devlette ya bir kişi, ya küçük/büyük bir grup, ya da tüm halk egemendir. Başlıktaki soru esasında iki farklı manada kullanılmakta/kullanılabilir zira demokraside iki etmen vardır: Halk ve yönetim. Bu minvalde bu soruyu şu şekilde ikiye ayırabiliriz: Demokrasiyle halkın bir bölümünün egemenliği ortadan kaldırılabilir mi…

Continue Reading

Demokrasi Ne Kadar Önemlidir ve Türkiye’nin Esas İhtiyacı Mıdır?

Yakın zamanda Pakistan’da gerçekleşenler hakkında fikriniz var mı bilmiyorum. Özetle şunu söyleyebiliriz: Pakistan’da mollaların (ve ordunun) devletin üzerinde olduğu tescil edildi. Pakistan’da yaşadığınızı ve Pakistan’da “tam demokrasinin” olduğunu düşünün. Ülkede gayrımüslimlerin idareci olma haklarının olmadığını hatırlıyorum. Bunu bir referanduma götürdüğünüzü düşünün. Referandum, bilindiği üzere, demokrasinin en saf halidir – oy verme hakkına sahip herkesin sonuca direkt etki edebildiği bir şeydir. Her ne kadar Türkiye’de ne soruya ne mühüre gerek duyulsa da referandumlarda her zaman bir soru…

Continue Reading

Demokrasi Nedir?

Türkiye’de en yanlış anlaşılan kavramların başında demokrasi geliyor. Demokrasiyi sihirli bir değnek gibi görüyor, yapamayacağı işleri kendisinden bekliyoruz. Sorumuzu cevaplayalım. 1942’de yayınlanan Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi kitabında Schumpeter demokrasinin minimal tanımını, özetle, barışçıl (kansız) bir şekilde yöneticilerin değiştirildiği sistem olarak tanımlar. Eski Amerikan başkanı Lincoln’a göreyse demokrasi “halkın, halk tarafından, halk için yönetilmesidir”. Demokrasinin tanımını yapan onlarca farklı akademisyen ve siyasetçi bulunsa da bu iki tanım diğerlerinin üstüne çıkıyor, çünkü Schumpter genelgeçer bir tanım koyuyor ve…

Continue Reading

Demokrasi Nedir, Sihirli Bir Değnek Midir?

Aynı gün üst üste önce Celal Şengör’ün monarşi iyidir çıkışını, hem Ünsal Ünlü’nün yaşadıklarımıza tek çare demokrasi yayınını görünce ahkam kesebileceğim az alandan biri olan demokrasi hakkında birkaç şey söylemek istedim. O ki bir uzmanlığım var, bir işe yarasın. Burada sahip olunan kavram karmaşasına kısaca sövecek, sonra yanlış kullanılan kavramları azıcık açıklamaya çalışacağım. Şengör’ün Siyaset Cahili Zırvası Şengör normalde (bilgisi nedeniyle) sevdiğim biriyse de siyasete geldiğinde, kendi deyimiyle zırvaları savunduğundan ve esasında konu hakkında cahil olduğundan kendisini, bir önemli…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu