Devlet Ayrı Hükümet Ayrı (Mı?)

Eskiden Türkiye'de ülkece hassas dönemlerden geçerdik, bu dönemde de birlik olmamız istenirdi. Yeni Türkiye'de rabbimiz hükümete yeter oldu. Yepyeni Türkiye'de ise devlet ve hükümet birbirinden bağımsız hale geldi, hükümeti sevmesek de devlet için bir şeyler yapmamız ve yapmamamız, söylememiz ve söylemememiz gerekliliği ortaya çıktı. Yepyeni Türkiye'nin alamet-i farikası sanırım bu sözdür. "Devlet ayrı, hükümet ayrı. Muhalif olacağım diye vatan haini olma". Bunu diyen üç grup var. Bunların ilk ikisi, bir önceki sözü "Tayyip sana canım feda"…

Continue Reading

Yasallık, Meşruiyet, Kayyım

Van, Diyarbakır ve Mardin belediyelerine kayyım atanmasına verilen tepkiler çeşitli oldu, Erdoğan'ın İstanbul çıkışıysa bu tartışmaları bambaşka bir yöne çekecek gibi. Herkesin farklı fikre sahip olduğu bu konuyu daha farklı bir alandan işleyelim ve gelecek(te yapılacak kayyım atamalarının sebep olacağı) tartışmaların daha verimli olabilmesine belki biraz yardımcı olalım. Konumuz yasallık ve meşruiyet. Yasallık Sorunu 1950 yılında yazdığı Yasallık Sorunu başlıklı makalesine, eski bir NAZİ olması nedeniyle akademik unvanları elinden alınıp üniversiteden (bence haksızca) uzaklaştırılan Carl Schmitt,…

Continue Reading

Tez ve Makale Nasıl Yazılır?

Türkiye'de enteresan bir eğitim sistemimiz var. Çocuklarımızdan tez yazmalarını istiyoruz fakat tez neden yazılır, nasıl yazılır, ve en önemlisi nasıl yazılmaz öğretmiyoruz. Çayıra salsak da mevla kayırmıyor ve çok değerli saatlerimiz ve günlerimiz beş para etmez işlere harcanıyor. Burada size temel birkaç bilgiyi vereceğim. Bu yazının öncelikle sosyal (sözde) bilimcileri için yazıldığını baştan eklemeliyim, fakat gerçek bilimcilerin de faydalanacağını söyleyebilirim. Baştan not edelim: Tez dediğimiz makalenin uzunu, YL ve doktora tezleri de makalenin uzunu. Aralarındaki tek…

Continue Reading

Sosyal Bilimler Öğrencilerine

Sonuçlar açıklandı, siyaset veya bununla doğrudan veya dolaylı alakalı bir bölüm (misal iktisat, kamu, uluslararası, sosyoloji) kazandık. Ne yapalım, nasıl yapalım da okuldan çıkarken seçilme şansımız daha fazla olsun? Bu soruyu, biraz fazlaca ağzı yanmış, damdan düşmüş, eşek tepmiş biri olarak, belki yaptıklarımdan çok yapmadıklarımla biraz cevaplayayım. Dil Çok söylenip az umursanan konuyla başlayalım: İngilizce bilin. İngilizceyi dört satırlık bir cümleyi en fazla iki okumada anlayacak şekilde bilin. Sosyal "bilimci" neredeyse sadece boş boş konuşur ve…

Continue Reading

Sosyal Karşılaştırma Teorisi (Social Comparison Theory)

Leon Festinger, psikolojide 20. asrın önemli isimlerinden birisi, 1954 yılında bir makale yayınlıyor ve makaleye şöyle başlıyor: In this paper we shall present a further development of a previously published theory concerning opinion influence processes in social groups. ... We shall develop ... how the theory applies to the appraisal and evolution of abilities as well as opinions. Bu pasajın özeti şu: Bu makaleyle insanların yetenek ve fikirlerini ne şekilde değerlendirdiklerini göstereceğiz. Makalenin ana fikri ne?…

Continue Reading

Popülizm Yazıları II: Ne İstiyoruz?

Giriş Serinin ilk yazısında popülizm ve demokrasi terimlerinin etimolojisi üzerinden farklılıklarını göstermeye çalıştım. Şimdi bunun üzerinden devam edelim. Konumuz başlıktaki soru: Biz aslında ne istiyoruz? Ya da farklı bir şekilde soralım: Neden popülizmi beğenmiyoruz? Bu soruyu cevaplamak için önceki yazının son kısmındaki iki paragrafa tekrar bakalım: "Demokrasi, akademide ve pratikte, kalburüstü insanların politik gücü elinde bulundurduğu ve sıradan insanı ikinci sınıf görmeye devam edebildiği bir sistemi tarif ederken popülizm sıradan insanın isyanının kan yerine demokratik araçlarla…

Continue Reading

Popülizm Yazıları I: Demokrasi ve Popülizm

Tanım Özellikle 2000'li yılların ortasından sonra Avrupa'da, dolayısıyla dünyada çokça konuşulan bir mefhum var: Popülizm. Terimin tanımı hala üzerinde uzlaşılmış değil. Örneğin Cas Mudde, popülizm konusunda "uzman" isimlerden biri, şu şekilde tanımlamış vaktinde: "I defined populism as an ideology that considers society to be separated into two homogeneous and antagonistic groups, “the pure people” versus “the corrupt elite”, and which argues that politics should be an expression of the volonté générale (general will) of the people."…

Continue Reading

Aziz Nesin’in Du Bakali N’Olecak Öyküsü

Boğaziçi'nin Karadeniz Boğazına yakın Anadolu yakasında, deniz kıyısı üstünde bir çayevi... O çay evinin hemen bütün müşterileri, hep o semtin insanları olduklarından ve oraya sık sık geldiklerinden birbirlerini tanırlar. Çoğu da emeklidir. Emekli olunca konuşmaları doğal olarak geçim sıkıntısı, pahalılık, sürekli zamlar vb konular üstüne oluyor. O sabah da yine her zamanki gibi önce ev dertlerinden başlayıp ülkenin sorunlarından konuşmaya geçtiler. Hükümet enflasyonu yüzde otuzda tutacağına söz vermişti, oysa yüzde sekseni buldu. Yüzde seksen, ha? Peki…

Continue Reading

Okumaya Değer Beş Kolay Kitap

Dün Facebook'ta bir hocama bir tanıdığı "okumaya değer, öyle ağır olmayan, kolay anlaşılacak birkaç kitap söylesene" diye soru sordu. Orada paylaştığım birkaç kolay okunacak, akıcı ve kolay anlaşılır kitabı buradan paylaşmak istedim. Baştan belirtmeliyim ki kitapların tümü İngilizce zira Türkçe siyaset bilimi ve sosyoloji literatürü içler acısı durumda. Türkçe yazılanlar bir rezalet, çeviriler başka rezalet. Çevirmeni köle sanan, çeviriyi herkesin yapabileceği bir şey sanan yayınevlerimiz sağ olsun, Google Translate bile daha güvenilir sonuçlar veriyor çok yerde.…

Continue Reading

Sivil Toplum Örgütü

"Uzak" geçmişte Fethullahçılar, yakın geçmişte ve bugün dini cemaatler, yine bugün Fenerbahçe bir sivil toplum örgütü (STÖ) olarak adlandırılıyor terimin ne olduğunu zerrece anlamamışlar tarafından. Üç parçadan oluşan yazı, önce bizim sivil toplum örgütü olarak çevirdiğimiz terimin İngilizce aslını tanımlayacak. İkinci bölümde Türkçe terimin içerdiği kelimeleri açıp bunlar üzerinden terimin Türkçesi ile İngilizcesini kısaca kıyaslayacağım. Bu bakımdan ikinci bölüm yazının en önemli bölümüdür diyebilirim. Son kısımdaysa dini cemaatleri birer sivil toplum örgütü olarak tanımlamanın neden sadece…

Continue Reading

End of content

No more pages to load

Close Menu