Sosyal Bilimler Öğrencilerine

Sonuçlar açıklandı, siyaset veya bununla doğrudan veya dolaylı alakalı bir bölüm (misal iktisat, kamu, uluslararası, sosyoloji) kazandık. Ne yapalım, nasıl yapalım da okuldan çıkarken seçilme şansımız daha fazla olsun?

Bu soruyu, biraz fazlaca ağzı yanmış, damdan düşmüş, eşek tepmiş biri olarak, belki yaptıklarımdan çok yapmadıklarımla biraz cevaplayayım.

Dil

Çok söylenip az umursanan konuyla başlayalım: İngilizce bilin. İngilizceyi dört satırlık bir cümleyi en fazla iki okumada anlayacak şekilde bilin. Sosyal “bilimci” neredeyse sadece boş boş konuşur ve bir şey yapmış görünmek için bir cümleyi yirmi cümle haline getirir, bunu da uzattıkça uzatarak ve saçmalayarak yapar. Bu nedenle iyi bir dil bilgisi şart.

Az söylenen ve hiç umursanmayan konuyla devam edelim: Türkçe bilin. Öylesine gerzekçe hatalar yapıyor ki üniversite mezunları dahi, deli oluyorum. Dilinizi bilmezseniz yabancı dil de bilemezsiniz. En fazla bildiğinizi sanırsınız.

Sayılar

Deniyor ki içinde yaşadığımız çağ, bilgi üretiminin ve işlenmesinin insanların bilgiye ulaşabilme ve hazmedebilme hızının kat kat fazlası olduğu bir çağ. Kimi big data demiş, kimi bilgi çağı. Nihayetinde mevzu dönüp dolaşıyor, bilgiyi işleyebilmeye varıyor. Bu nedenle R öğrenin, kodlamayla aranız biraz daha iyiyse Python öğrenin. Sayılarla uğraşabilir, gerekli bilgiyi çekip işleyebilir olun.

Temel matematik bilgisinden fazlasına, modelleme yaptıracak bir seviyede olmasa bile en azından rahatça matris çözebileceğiniz seviyede matematik bilgisine sahip olun. Lineer ve modelleme sizi fersah fersah öne geçirir – hem iş yaşamınızda, hem genel olarak hayatınızda. Nedenini ben de hala anlamadım ama öyle.

Eh, sayılar dedim, istatistik programı dedim. İstatistiği de anmama gerek yoktur sanırım? ANOVA diye bir şey görünce yeni bir oyun filan sanmayacak kadar bildiğinizde temel olarak yeter size. Sonrası istatistikçiliğinize kalmış.

Mantık

Temel mantık bilgisini edinin. Temel mantıktan kastım olaylar arasındaki bağı kurabilme, alakalı-alakasız durumları anlayabilme, nesneleri ve olayları birbirlerine bağlayabilme yetisini edinmeniz. Safsataları/mantık hatalarını öğrenin. Bu, hayattan aldığınız tadı azaltacaktır büyük ihtimalle, ama size çok şey katacaktır.

Ne Okuyalım?

Her bölümün kendince kutsal kitapları var. Misal siyaset-iktisat-sosyoloji alanlarında Moore Jr’ın Social Origins of Dictatorship and Democracy kitabı bunlardan birisi. Demokrasi-faşizm-sosyalizm çalışıyor olmasanız bile bilmeniz gereken kitaplardan birisi. Kendi bölümünüz/alanınız/ilginiz için hangi kitaplar çok öne çıkmış, bunu kendiniz bulacaksınız. Ben, sitede beşer onar küçük listeler yapıp koyacağım buraya (veya en azından niyetim bu), dilerseniz bu kitaplara da bakabilirsiniz. Benim alanım siyaset olduğu için daha ziyade bu alanda kitapları burada paylaşacağım, beraberinde ikinci ve üçüncü alanlarım olan sosyoloji ve iktisattan da bir şeyler koyacağım.

Antik Yunan’dan kalan eserler her zaman öğrenciler arasında para eder. “Kız düşürmenize yarar”. Fakat bunların üzerinde o kadar da çok durmayın. Plato’nun Devlet’ini bilmeniz iyidir fakat Arendt’in Kötülüğün Sıradanlığı kadar iyi değildir. Bu antik klasikleri bilmeyin demiyorum, fakat tüm vaktinizi Epikür’le, Sokrat’la harcarsanız daha önemli olanlara sıra gelmez diyorum. Zaten siyaset felsefesi dersinde size özetini bir şekilde verecekler bunların. siz biraz daha modern olanlara (da) bakın.

Başka Alanlar?

Arkeoloji, bana siyasetin veremediği bakış açısını verdi. Sosyolog olmasaydım, büyük ihtimalle, başımı da yakan doktora konum ortaya çıkmazdı. Sosyal psikolojiyle kendime bayağı bir şey kattım.

Demeye çalıştığımı anladınız ama biraz daha açayım: Özellikle analiz veya strateji yapacaksanız (ki bu konular hakkındaki bu yazı işinize yarayabilir) ne kadar çok alanda ne kadar bilgili iseniz o kadar doğru olursunuz. Sadece siyaset bilen, iktisattan “temel” seviyede anlamayan biri doğru politika yapamaz (ki burada politikanın İngilizce policy olduğunu eklemeliyim. İngilizce bilin, Türkçe bilin dedim, bundan dedim. Policy’nin Türkçeye politika olarak çevrilmesi de benim suçum değil).

Hangi alanlar en önemlileri? Siyaset için sosyoloji ve iktisat. İktisat için mevzu karmaşık, uğraşacağınız alana göre. Kamu için siyaset, sosyoloji ve iktisat, uluslararası içinse bilmiyorum.

Başka?

Öğrenciliğinizi yaşayın. Yiyin, için, gezin, dağıtın. Abartıya kaçmadığınız sürece aklınıza gelen her türlü hergeleliği yapın. Yani gidip sigaraya alkole bağımlı olmayın ama senede bir defa kafayı bulup yatağa taşınmaktan da çekinmeyin. Bu dönem, haytalık yapabileceğiniz son dönem. Sonrasında ancak yıllık izin alınca yaparsınız belki, o da bugünkü tadı vermez. Tadını çıkarın.

Mutlaka ve mutlaka bir spor, bir de sanat yapın. Ne olduğunun zerrece önemi yok. İster yüzün, ister badminton oynayın. İster resim yapın, ister müzik. Bunlar yalnızca hayat kalitenizi yükseltmeyecek, alanınızda başarılı olabilmenize de doğrudan etki edecek. “Garantisi benim”.

Aklıma gelen bir şeyler olursa bu yazıyı güncelleyeceğim. Kapatışım da biraz reklam gibi olsun:

Sitedeki şu yazıları okuyun, ne yapmak istediğinize belki biraz katkısı olur:

Sosyal bilimler bilim midir?

Sosyal bilimci ne iş yapar?

Analiz nasıl yapılmaz?

Bir de bu aralar ikinci planda kaldıysa da sitenin dersler kısmını okuyun, hatta (bence) dilerseniz mail ile, dilerseniz siteyi bir kenara kaydedip arada sırada bakarak takip edin. Anlamazsanız veya aradığınızı bulamazsanız mail ile sorun, Twitter’dan sorun; ya konuyu genişletelim, ya yeni yazı ekleyip sorunuzu cevaplayalım. Bu sitenin kurulmasının iki amacı vardı (ki buradan da okuyabilirsiniz): Birisi insanlara, özellikle gençlere kavramları öğretmek, diğeri kimsenin ardını yalamadan bizce doğru olanı sebeplendirerek sunma. Eğer sizin işinize yararsa site varlık amacına biraz erişmiş olacak.

Yorum Yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Footer